ANASAYFA
Ana Menü
ANASAYFA
KONU BAŞLIKLARI
ÖZGEÇMİŞİM
SOHBETLER
YAZILARIM
ESERLERİM
EZGİLER
KISSALAR
VİDEOLAR
BUNLARI BİLİYOR MUYUZ?
BİZE YAZIN
LİNKLER
KUR'AN ÖĞRENİYORUM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
ŞİİRLERİM
Anket
Siz Ençok Hangisinden Rahatsızsınız?
 
Seçtiklerimiz - Videolar
YAZILARI
AHMET KADRİ ÇELİK'İN YAYINLANMIŞ ESERLERİ

 

BİRAZCIK GÖZYAŞI DÖK MÜSLÜMAN

Sample Image

 Tarihin akışı içinde  batıl ehlini hep hile ve tuzak yolunda görmüşüzdür. Bu tuzak ve hileler, aldatmalar, kandırmalar sahtekârlıklar Müslümanların aleyhlerine düşünülmüş ve yapılmıştır. Ve şimdi de yapılmaktadır.
İnsanların gelişmemiş fikirlerini istismar etmek, arkadan vurmak namert olarak planlar kurmak hep küfürbazların sermayesi olmuştur. Sadece hakka inandığından başka günahı olmayan nice nice müminler, inkârcıların yaptıkları bir takım hile ve tuzaklar sebebi ile şehit olmuşlardır. Veya bunların işlemiş olduğu suçları o masum ve garip Müslümanlar çekmektedir.

 

CUMA ESİNTİLERİ (1)


Sample Image“Eğer ilim sahibi olanlar, kendilerini değerli tutup (vakarlı olup) dinlerinden taviz vermeselerdi; ilmi yüceltip muhafaza etselerdi; onu Allah’ın istediği şekilde uygulayarak (insanlara) ulaştırsalardı; muhakkak ki zorba hükümdarların boyunları onların karşısında eğilirdi. İnsanlarda onları dinleyip onlara uyardı. Hem İslam, hem de Müslümanlar aziz ( yüce ve güçlü ) olurdu.
Fakat onlar ( ilim sahibi olanlar ) kendi değerlerini düşürdüler, dünyalıkları iyi durumda olduğu müddetçe, dinlerinden noksanlaştıran şeyleri arayıp sormadılar. (dinlerinden verilen tavizlere aldırış etmediler) İnsanların ellerindeki (nimet)lere nail olabilmek için, ilimlerini onlara (onların arzusu doğrultusunda) harcadılar. Böyle olunca değerleri düşüp, insanların gözünde küçülmüş oldular.”

 

CUMA ESİNTİLERİ (2)


Sample ImageAllah Resulüne itaat ve sevmenin zirvesinde olan ashap, kendi sevinçlerinden ziyade peygamberimizin sevinmesini istiyor ve bunu gözyaşlarıyla ortaya koyuyordular. Mekke’nin fethinde Hz. Ebu Bekir’in babası Ebu Kuhafe Müslüman oluyor ve biat etmek üzere Resulüllah’ın huzuruna getirilince Hz. Ebu Bekir ağlıyor. Resulüllah:

— “Niçin ağlıyorsun” diye sorunca:

— “Onun elinin yerine amcası Ebu Talib’in eli olup Müslüman olması ve bunun neticesinde senin sevinmen beni bu olaydan daha çok sevindirirdi” dedi. Bunun üzerine Resulüllah:

— “Doğru söyledin” cevabını verdi.




Get This? Newsflash Scroller PRO for Mambo 4.5.1, © 2004 webraydian.com
..::ONLİNE HABER::..
İstatistikler
Üyeler: 86
Haberler: 142
Linkler: 0
Tema Seçici
solartransport
YÜREKLERİ FERAHLATAN BİR SURE İNŞİRAH SURESİ

YÜREKLERİ FERAHLATAN BİR SURE

İNŞİRAH SURESİ -1-

 

Kur’an-ı Kerimin diziliş sırasında doksan dördüncü, iniş sırasına göre on ikinci suresi olan İnşirah, sekiz ayetten müteşekkil bir suredir. Duha suresinden sonra, Asr suresinden önce Mekke’de inmiştir.

 

Sure ismini ilk ayetteki “açan, yüreği genişleten, ferahlatan ve huzura kavuşturmak” anlamlarına gelen “İnşirah” kelimesinden almıştır.

 

Bu Surenin Konusu

a) Bu sure sevgili peygamberimizin (s.a.v) Allah Teâlâ katındaki yüce makam ve mevkisinden bahseder.

b) Hz. Peygamberin (s.a.v) isminin Allah Teâlâ’nın ismiyle beraber anıldığına işaret eder.

c) Yine bu sure âlemlerin sultanı Hz. Peygamberimizin (s.a.v) Mekkeli putperestlerden çektiği sıkıntıların ardından bir kolaylığın geleceğini müjdeler.

d) Peygamberimizin ve inananların moral motivasyonunun artırılması ve teselli edilmesi konusunu ele alır.

e) Kendisine verilen bunca nimete karşılık efendimizden şükretmesini ve ona rağbet etmesi ister.

 

Verilmek İstenen Mesaj

-Hz. Peygamber (s.a.v) ve onun şahsında tüm inananlara her türlü sıkıntı ve güçlükle birlikte mutlaka bir kolaylığın olacağı haberi veriliyor.

-Yapılan tüm baskılara karşı direnen ve sıkıntı çeken Resulüllah ile müslümanlara teselli ve ümit aşılanıyor.

-Ortaya çıkabilecek tüm olumsuzluklara rağmen gevşemeden, ümitleri yitirmeden Allah’a karşı olan ibadet ve itaatlerimizi sürdürmemiz isteniyor.

 

 Bugünlerde bu sureyi daha fazla okumalıyız.

Gönlümüzün genişlemesi, ferahlaması ve iç huzurumuzu sağlayabilmek için bol bol okumalı ve anlamaya çalışmalıyız.

Bugün insanların birbirlerine kem gözlerle,

Asık suratlarla bakmaları,

Birbirlerini hafife almaları,

Birbirlerine tahammül edememeleri,

Geniş bir gönle sahip olamamalarındandır.

 

Hz. Musa (a.s) bile, “Ben sizin en yüce Rabbinizim” (Naziat, 79/24) diyen baş kâfir Firavuna giderken gönlünün darlığı sebebiyle Allah’a: “(Yarabbi ben o zalime giderken) İçim daralır, dilim tutulur” (şuara, 26/13) dedi ve şöyle dua etti:

 

 “Rabbim gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.” (Ta-Ha, 20/25-28)

 

Peygamberin yaptığı bu duadan anlaşıldığına göre; bir insanın en çok sahip olması gereken özelliği geniş bir gönle sahip olmasıdır.

 

Eğer gönlümüz geniş, yüreğimiz ferah ve kalbimiz sağlam olursa, imansızın yanına vardığımızda: İmansızın gücü, otoritesi, bilgisi, birikimi, ekonomik gücü, askeri gücü ve size karşı plan ve programları ne olursa olsun, onun karşısında heyecan duymayacak, diliniz tutulmayacak ve hiç endişeye kapılmayacaksınız. Çünkü siz Allah’a güvenmişsiniz, kalbi daralanlardan değilsiniz.

 

Bu Surenin İndiği Ortam

Bu sure peygamberimize ve inananlara her türlü kötülüğün reva görüldüğünde, iftiraların Mekke sokaklarını sardığında, çevreden gelenlere peygamberimizin kötü propaganda edildiğinde, en yakın arkadaşlarının işkenceye maruz kaldığında ve kâfirlerin ekonomik boykot uyguladığında inmiş bir suredir. Bu sureyle peygamberimizin (s.a.v) moral motivasyonu yükseltilerek “Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da” (Duha, 93/3) diye teselli edilerek, senin geleceğin geçmişinden daha hayırlı olacaktır müjdesi veriliyor. İşte bu sure, peygamberimize (s.a.v) böyle bir ortamda iniyor.

 

1. (Ey Muhammed!) Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

Yani ey peygamber! Biz senin kalbini hidayet, iman ve Kur’an nuruyla rahatlattık. Sana mücadelelere karşı dayanma gücü verdik. Ey insanlığın en şereflisi! Senden hüznü, hayreti, kederi gidermek suretiyle kalbine metanet ve iç huzuru yerleştirdik. Biz senin göğsünü öylesine açıp genişlettik ki, görünen ve görünmeyen âlemin kapıları ardına kadar açılıverdi. Peygamberlik nuruyla, göğsündeki sıkıntıları kaldırdık.

 

Nitekim Cenab-ı Hak En’am suresinin 125. ayetinde şöyle buyuruyor:

 

“Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun kalbini İslam’a açar.”

 

İslam’a açılan kalbe nur girdimi; artık o kalp, belalara ve ilahi sırları muhafazaya tahammül eder. İşte kalbin açılması budur. Peki, kalbin İslam’a açık ve kapalı olduğunu nasıl anlarız, bunun bir işareti var mıdır?

 

Elbette vardır.

 

Allah’ın dini, helalleri, haramları anlatıldığında öfkeniz artıyor ve yüzünüz ekşiyorsa, o kişinin kalbi İslam’a kilitlidir.

 

Kalbin kilitliliği budur. Bir gün bu ayet hakkında Abdullah İbni Mes’ud (r.a) peygamberimize (s.a.v):

 

-Ya Resulallah! Kişinin kalbinin İslam’a açılması nasıl olur?

 

Resulüllah (s.a.v) buyurdu ki:

 

“-Allah kulun kalbine bir nur atar. Bu nur kalbe girdiğinde, kalp açılır ve genişler.

 

-Ya Resulallah! Bunun böyle olduğunu gösteren bir alamet var mıdır?

Devamı...
 
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
Sairler
Şair Bilgileri
Şair Adı:admin
Şiir Sayısı:12
Şair'in :Profili
Şair'in Son Şiirleri
  • ÖLÜM GERÇEĞİ
  • AFFET RABBİM
  • SÖZ
  • SORARSANIZ
  • BEN YAZARIM -1-
  • Tüm Şiirleri » (12)
    KİTAPLAR
    Yeni Yazilar
    Meteo
     İstanbul
     9°C
    İstanbul 9°C Ankara 12°C İzmir 14°C Bursa 9°C Konya 14°C Adana 22°C Antalya 18°C Diyarbakır 20°C
    Döviz Kuru(TCMB)
    USD Alış1.5310 YTL
    USD Satış1.5384 YTL
    EURO Alış2.0811 YTL
    EURO Satış2.0911 YTL
    Ziyaretçi Sayisi
    Bu Gün25
    Dün45
    Bu Hafta112
    Bu Ay395
    Toplam26012
    Kimler Online
    Ziyaretçi Kimliği
    © 2010 Cumaesintileri.com
    Joomla! TR GNU/GPL lisanslı ücretsiz bir programdır.-Webmaster By - Adnan KOÇOĞLU