Hz. Peygamberin (s.a.v) yüce ve yüksek ahlakının özelliklerinden biride, onun son derece cömert bir insan olmasıydı. O, bu özelliğiyle insanların en cömerdi idi. Kendisinden bir şey istediğinde asla “hayır” demez ve hiç kimseyi geri çevirmezdi. Eline ne geçerse ihtiyacı olanlara dağıtır, onların zengin ve fakir olduklarına bakmaksızın isteyene verirdi. İstenilen bir şeyi hiçbir kimseden esirgemezdi.

 Sahabeden Cabir b. Abdullah şöyle diyor:

 Rasulüllah’tan bir şey istendiğinde “Hayır” dediği asla olmamıştır.” (Buhari, Edep 39)

 Peygamberimiz (s.a.v) öylesine cömertti ki, hiç tereddüt etmeden en faydalı ve kıymetli şeyleri birine kolayca verebiliyordu. Kendi hakkını kullanmaktan bile başkası adına gönül rızasıyla vazgeçebiliyordu. Karşısındaki mal ne olursa olsun onu dağıtmaktan ve isteyene vermekten bir an bile tereddüt etmezdi. Bir hadisi şeriflerinde:

 “Uhud dağı kadar altını olsa, hepsini dağıtacağını” (Buhari, Zekât 4) ifade buyurmuştur.

Devamını oku...

 

KEDİ AİLE EFRADINDANDIR

Hazreti peygamber (s.a.v) kediyi, “evin bir unsuru” (min meta’i’l-beyt) ve “ailenin bir ferdi” (min ehli’l-beyt) olarak vasıflandırırdı. Abdest almak için hazırlandığı bir sırada, kedinin abdest suyundan içmekte olduğunu görünce, o içinceye kadar bekledi ve sonra abdest aldı. Orada bulunanlardan birisi:  

 “Ya Resulallah! Su necis olmadı mı?” diye sorunca, efendimiz ona:

 “Hayır, kedi aile efradından biridir, hiçbir şeyi kirletmez” cevabını verdi. (Ebu Davud, Sünen, Taharet 38)

 Hz. Aişe annemizin haber verdiğine göre, Allah Resulünün evinde sadece koyun, keçi ve kedi gibi ehil hayvanlar değil, evcil olmayan hayvanlarda bulunurdu. O şöyle derdi: “Peygamber’in (s.a.v) evinde bir vahşi vardı (bu vahşinin ne olduğu belirtilmemiştir). Peygamberimiz evden çıkınca oynuyor, evde ileri-geri gidip geliyor, geziniyor ve hareketleniyordu. Resulüllah’ın eve girdiğini hissedince de yere çöküp, o evde kaldığı müddetçe onu rahatsız etmemek için gezinmiyordu.” (Ahmed İbni Hanbel, Müsned, 6/12)

Devamını oku...

 

Âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz (s.a.v) inancının gereği olarak insanlara şefkat duyduğu gibi hayvanlara da merhamet gösterilmesini istemiş ve bunun üzerinde titizlikle durmuştur.

 Peygamberimizin (s.a.v) hayvanların haklarını koruma, eziyet etmeme, onları sevme, okşama, karınlarını doyurma ve yavrularının bakımı konusunda yaptığı en ince ayrıntılı tavsiyeleri, uyarı ve ikazları, hiçbir dinde ve beşeri ideolojilerin düşünce ve fikir mimarları olan büyüklerin sözlerinde bulmak ve rastlamak mümkün değildir.

Son Güncelleme (Perşembe, 29 Nisan 2010 20:10)

Devamını oku...

 
İnsanoğlu bağına, bahçesine veya tarlasına neyi ekerse, ektiği yerden de onu biçer. Eskilerin “rüzgâr eken, fırtına biçer” dediği gibi. Arpa ekilen tarladan buğday, çavdar ekilen tarladan mısır beklemek ne kadar abesle iştigal ise, insanların yaptıkları kötülüklerin karşılığında da iyilik beklemeleri o kadar boş ve anlamsızdır

Devamını oku...

 


Üye Girişi
Ziyaretçi Sayaci
mod_vvisit_counterBu Gün9
mod_vvisit_counterDün7
mod_vvisit_counterBu Hafta43
mod_vvisit_counterBu Ay31
mod_vvisit_counterToplam58306
Yerel Saat
KÖŞE YAZILARI