Allah Resulü (s.a.v) insanlarla ilişkileri en iyi olan ve bunu en başarılı şekilde yürütendi.Çünkü peygamberimiz (s.a.v) kişilerin yaşına, konumuna, anlayış kapasitesi ve benzeri durumlarına göre konuşur, ona göre davranış sergilerdi. Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v) her konuda olduğu gibi, "çocuk sevgisi'' konusunda da müslümanlara en güzel örnek olmuştur.
Peygamberimiz (s.a.v) çocukları çok severdi. Onlara karşı şefkat ve merhamet doluydu. Onun çocuklara olan şefkat ve merhameti bambaşkaydı. Önemli işlerinin arasında sık sık başkasının himayesinde bulunan oğlu İbrahim’in yanına gider, onu en yoğun duyguyla kucağına alıp bağrına basar, öper, okşar, sever ve sonra evine dönerdi. Çünkü o, sevgi ve merhamet abidesiydi.
5-Allah’ın kitabıyla hükmetmemenin olumsuz sonuçları
Yöneticileri Allah’ın (c.c) kitabı ile hükmetmez ve Allah’ın indirdikleri konusunda tereddüde düşerlerse, Allah Teâlâ kendi içlerinden bela ve sıkıntı verir.
Allah Teâlâ Âdem’i topraktan yarattı. Ondan da Havva validemizi yarattı. Onların neslinden de insanoğlunu var edip yeryüzünün halifesi kıldı. Yarattığı bu halifesini de yeryüzünde başıboş bırakmayıp ona belirli sorumluluklar yükledi. Bu sorumluluklardan ilki, Allah’ın mülkü bulunan yeryüzünde onun iradesine uygun yaşamak; ikincisi ise, yaratıcısının talimatı doğrultusunda tasarrufta bulunmaktır. Bu cümleden hareketle Allah (c.c) kulunu kendisine ibadet etsin diye yaratmış ve yeryüzündeki envai çeşit nimetleri de bu maksadı gerçekleştirsin diye kuluna tahsis etmiştir.
4-Resulüllah’a (s.a.v) verilen ahdi bozmanın sonucu
Resulüllah’a (s.a.v) vermiş oldukları ahdi bozduklarında, kendi dışlarından bir düşman başlarına musallat edilir. O düşman ellerindeki bazı şeyleri alır.
Allah Resulü (s.a.v) insanlığa gönderilen peygamberler zincirinin son halkasıdır. Başta peygamberimiz olmak üzere gönderilen tüm peygamberlere iman etmek, imanın esaslarındandır. Peygamberler insanlığa doğru yolu göstermek için Allah’ın (c.c) gönderdiği seçkin insanlardır.
Mallarının zekâtlarını vermemeye başladıklarında, gökten yağmur yağmamaya başlar, eğer hayvanları da olmazsa hiç yağmur göremezler.
Zekâtın farz kılınmasında dinî, ruhî, sosyal, ekonomik ve pedagojik bakımından birçok fayda ve hikmet bulunmaktadır. Bu faydalara geçmeden önce şunu belirtelim ki, zekât ibadeti İslam’ın beş temel şartından biridir. Hicretin ikinci yılında farz kılınmış mali bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’de namazla birlikte zekât 25 ayette, genelde ise yaklaşık 32 yerde geçmektedir.
İnsanoğlu bağına, bahçesine veya tarlasına neyi ekerse, ektiği yerden de onu biçer. Eskilerin “rüzgâr eken, fırtına biçer” dediği gibi. Arpa ekilen tarladan buğday, çavdar ekilen tarladan mısır beklemek ne kadar abesle iştigal ise, insanların yaptıkları kötülüklerin karşılığında da iyilik beklemeleri o kadar boş ve anlamsızdır
2-Ölçü ve tartıda hile yapmanın kötü sonuçlarıÖlçü ve tartıda hile yapmaya başlamaları halinde, içlerinde kıtlık baş gösterir, rızık sıkıntısı çekerler ve yöneticileri de kendilerine zulmetmeye başlar.
Bir milleti ayakta tutan belirli umdeler vardır. Bu umdelerden biride ölçü ve tartıda doğru ve dürüst olmaktır. Bir toplumun fertleri arasında sosyal adalet sistemini ve karşılıklı hakları koruya bilmek için ölçü ve tartıda adaletli olmak çok önemlidir.