
Kadın Erkek Eşitliği
Görüldüğü gibi hem İslam öncesi Arap toplumunda, hem de Eski Hind, Eski Roma, Yunan ve Çin’de de kadına değer verilmiyordu. İşte böyle bir dönemde İslâm kadının imdadına yetişip, onun makûs talihini değiştirdi. Güzel çirkin, zengin-fakir, kadın-erkek veya şu ırka bu ırka ait olmak gibi özellikler üstünlük sebebi olmadığını Allah Teâlâ Kur’an da şöyle ferman ediyor:
“Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi, sırf birbirinizle tanışmanız için büyük büyük cemiyetlere, küçük küçük kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki sizin Allah katında en şerefliniz takvada en ileride olanınızdır." (Hucurat-Ayet-13)
Ayetten de anlaşılacağı üzere kadın ve erkek arasın da insan olma ve inanılacak esaslar bakımında hiçbir fark yoktur. Her ikisi de Müslüman olabilmek için aynı şeylere inanmak mecburiyetindedir. Kadın erkek Allah’ın emirlerine ve yasaklarına uydukları müddetçe Allah katında değerlidirler. Aksi takdirde aralarında cinsiyetten kaynaklanan hiçbir üstünlük olmadığı gibi bir eşitsizlikte yoktur. Her ikisi de Allah’ın fiziksel manada farklı yarattığı yeryüzünün halifeleridir. Erkek olsun, kadın olsun, birtakım Salih ameller işlediklerinde aynı sevabı alacakları ve aynı cennete konulacakları haber veriliyor. Bu konuda ki ayet şöyledir.
“Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, itaat eden erkekler ve itaat eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, Allah’tan korkan erkekler ve Allah’tan korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkekler ve namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar, Allah onlar için büyük mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab-Ayet-35)
İslâm anlayışına göre kadın ve erkek, İslâm davasını yaşama ve yaşatma noktasında birbirlerinin yardımcılarıdır. Birbirlerine bu yolda yardım eder, dünya ve ahiret güzelliğini elde etmek için var güçleriyle çalışırlar. Bu konuda da Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
“Mü’min erkeklerle mü’min kadınlarında bazıları, diğer bazılarının dostları ve yardımcılarıdır. Onlar iyiliği emreder kötülükten alı kor, namazı dosdoğru kılarlar, zekât verirler. Allah ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Çünkü Allah azizdir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe-Ayet-71)
Bu ayetlerle kadın ve erkeğin sosyal statülerinin aynı olduğu ve birbirlerinin yardımcıları konumunda hakikatin birer parçası oldukları zikredilmektedir. Dini yaşama ve anlatma noktasında ikisine de aynı sorumluluklar yüklenmiştir.







